İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır

İş kazası geçiren işçinin İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır sorusuna cevap aradık. Herhangi bir iş kazası geçirmiş olan kişi işveren aleyhine dava açma hakkına sahiptir. İş kazasından başka meslek hastalığı geçirenler de bu haklara sahip. Ruhen ya da bedenen görülen zararın karşılığı olarak iş kazası tazminatı talebinde bulunulabilmektedir. İş kazası geçirmiş olan işçi sadece zararının giderilmesi ile de yetinebilir. Ancak bu kadarla kalmayarak bundan sonraki yaşamı için de iş kazası neticesinde yaşayacağı mağduriyetten doğan maddi ve manevi zararını işverenden temin edebilir. Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi gereğince iş kazasına ya da hastalığına maruz kalan çalışanlar böyle bir hakka sahipler.

Bir çalışanın iş kazasına uğraması ya da bir meslek hastalığına maruz kalması durumunda Sigorta Müfettişleri soruşturma süreci başlatırlar. Kazanın gerçekleşmiş olduğu olay yeri öncelikli olarak incelenir. İş kazası tazminat ceza davasında işveren ve işçi ile olayı gören tanıklar ve diğer işçilerin de ifadesi alınır. Aynı zamanda işyerine ait tüm belgeler ve olaya ilişkin düzenlenmiş olan belgeler de müfettişler tarafından incelemeye tabi tutulur. Yapmış oldukları tüm incelemeler ve sorgular neticesinde bir tutanak oluştururlar. Belge ve evraklar ile raporlar da hazırlanır.

Hazırlanan raporlarda kazaya maruz kalmış işçinin tüm bilgileri yer almalıdır. Özellikle çalışanın sigorta durumu, çalışma periyotları ve günleri de müfettişler tarafından raporlara yansıtılır. Burada iş kazası tazminatına etki edecek önemli veriler ise kaza ile ilgili ayrıntılardır. İşveren tarafının gerekli olan tüm önlemleri alıp almadığı, olayın nasıl gerçekleşmiş olduğu, kazanın içeriğinde herhangi bir kasıt ya da kusur bulunup bulunmadığı, iş güvenliği noktasında ne derece hassasiyet gösterilmiş olduğu gibi veriler, bulgular davanın gidişatında son derece önemlidir.

İş kazalarında maddi ve manevi olarak tazminat talebinde bulunulabilir. Manevi tazminat işçinin gördüğü cismani zarar ya da ölüm gibi bir durumda ailesinin çekmiş olduğu sıkıntılı süre karşılığı olarak istene tutardır. Manevi tazminat tutarı hakim kararı ile belirlenir. Manevi tazminat  talebinde ise miktarın hesaplanması ödenmesi parametresi ve hesap yöntemi bulunmamaktadır. Zarar görme durumunda kişinin kendisinin durumu, ölüm durumunda ailesinin durumu göz önünde bulundurularak tamamen hakimin kişisel fikri neticesinde bir fiyat belirlenir ve işveren bu tutarı ödemek durumunda kalır.

Maddi tazminat ise iş kazası sonucu fiziksel zarar görmüş olan kimsenin bu tarihten sonra çalışma hayatı aksayacağından uğrayacağı maddi kayıp karşılığınca belirlenecek olan tutardır. Maddi iş kazası tazminatı tek bir durumda geçersiz olur. İş kazası işçinin kendisinden kaynaklanıyorsa böyle bir talepte bulunamaz. Bunun dışında her durumda tazminat isteme gibi bir özgürlüğe sahiptir. Kayıp oranı ne olursa olsun işverene dava açma hakkı bulunmaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu tarafınca kaza geçirmiş olan çalışanın tüm kaybı zaten karşılanmaktadır.

Maddi tazminat iki farklı tiptir.Birincisi destekten yoksun kalma tazminatı olup ölüm durumlarında aile tarafından işveren tarafına açılan davadır. Bu davayı açabilmek için kişilerin vefat eden işçi bakmakla veya yardım ettiğine yardım aldığına dair bir kanıt istenmektedir. Bunun kanıtlanamadığı durumlarda destek sayılması söz konusu olamaz. Bir diğer maddi tazminat ise iş göremezlik tazminatıdır. Eğer meslek hastalığı ya da iş kazası geçirmiş olan kişinin kaybı %10 ya da daha fazla bir oranda ise kişinin bu davayı açma hakkı vardır. Bunun hesabı için ise çeşitli kıstaslar ve hesap yöntemleri bulunmaktadır. Her durumda bir iş kazasının ve kaza sonucu ödenen tazminatın başta işveren, daha sonra belirli kurumlara ciddi maliyetleri vardır.

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır, İş Kazası Tazminat Nasıl Alınır, İş Kazası Tazminat Avukatları Ankara, İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Görülür.

İş Kazası Tazminat Davaları

İş Kazası Tazminat Davaları

İşçilerin iş yerinde çalışmakta olduğu sıralarda veya iş yeri dışında iş maksadı ile bulundukları sırada başlarına gelen kazalara iş kazaları denmektedir. İş kazalarının gerçekleşmesi iş yerinde çalışma sırasında olabileceği gibi işverenin emri doğrultusunda farklı bir yerde çalışma sırasında da meydana gelebilmektedir. İş kazalarından sonra işçinin bedensel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi gerekmektedir. İş kazalarından sonra işverenin almak ile yükümlü olduğu güvenlik önlerinin alınmaması durumlarında işçinin işverene iş kazası tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Maddi ve manevi tazminat davaları yanında, ceza davası da açılabilmektedir. Çalışanların uzlaşma ile zararların tazmini yönünde de dava açabilmektedir. Her iki davada iş mahkemelerine açılacaktır.

Çalışanların ve işverenlerin yasal düzenlemeleri ülkemizde İş Kanunu ile düzenlenmektedir. Bu konun gereğince oluşacak hukuksuzluklara iş mahkemesi bakmaktadır. Bu kanunu en şekilde bilen ve davalara giren avukatlar da iş hukuku avukatları olmaktadır. İş kazası yaşayarak tazminat talep isteyen çalışan iş kazası avukatı yardımı ile gerekli mahkemeye başvuru yapabilir ve işveren hakkında tazminat ve ceza davaları açabilir. İş kazalarının oluşmasındaki kusurun işverende olması durumunda bu davalar işverene açılmaktadır. Ancak bazı durumlarda güvelik tedbiri alması gereken 3. Şahıslarda bulunabilmektedir. Bu durumlarda tazminat konusunda bu şirketler veya kişiler sorumlu tutulabilmektedir. İş Kazalarından sonra çalışanın uğradığı zarar davalıdan talep edilmektedir.

İş kazası nedeni ile oluşacak maddi ve manevi kayıplar nedeni ile davalarda tazminat talep edilmektedir. Bunlar; işçinin tedavi giderleri, işçinin kazanç kaybı, kaza sonrası çalışma kaybı, sonrasında ekonomik sorunlar yaşaması ve ölümü halinde de cenaze masrafları alınabilmektedir. Açılacak iş kazası manevi tazminat davalarında da kaza sonrasında yaşanılan manevi zararların giderilmesi için işlemler yapılacaktır. Açılacak iş kazası davaları birçok yönden karmaşık olabilmektedir. Sonuçlanmasında kazanın oluş sebebi ile alakalı bilirkişi raporları da istenebilir. Bu durumlar davanın uzamasına neden olabilmektedir. Ancak davalara deneyimli iş hukuku avukatlarının bakması ile sürecin kısalması mümkün olabilmektedir. Kolay bir şekilde davaların sonuçlanması konusunda delillerin toplanması ve tanıklar ile bunların mahkemeye sunulması önemlidir.

Boşanma Avukatı Ne İşe Yarar

Boşanma Avukatı Ne İşe Yarar

Boşanma süreci, evliliklerin bitmeden evvel son durağı olarak karşımıza çıkarken; çiftlerin boşanma niyetinin ne kadar sahi olduğunu ortaya koyar. Bazı durumlarda boşanma tasavvurunda bulunan çiftler, işin ciddi noktasını gördüğünde pişmanlık duygusuyla hareket ettiğini duyarız; ama bu durumun tam tersinin de olduğunu, yani %100 bilinç ile boşanmak isteyen kişilerin varlığını da biliyoruz. Olumlu ve olumsuz sonuçlarıyla boşanma sürecini dikkatli bir biçimde inceleyebilmek için boşanma avukatı hakkında malumat sahibi olmak gerekir. Bu bahiste edinilecek bilgi, boşanma işlemini kolaylaştıran; onu daha basit düzeye indiren pratiklik ile dolu olur. Hal böyle olunca da boşanma süreci her iki taraf adına olduğundan daha kolay, daha uygun bir yapıya bürünür.

Nasıl Başlarım?

Boşanma sürecinde atılacak olan ilk adım, gerekli işlemlerin başlayabilmesi için yazılı dilekçenin sunulması şeklinde ifade edilir. Topluk gerçeklerini önümüze getirirsek her kişinin dilekçe yazacak durumda olmadığını görür; buna göre yapılması gerekenleri biliriz. Bu noktada arzuhalciler eşliğinde dilekçe yazdırabilir; hatta en iyisini yaparak bir boşanma avukatı ile iletişimde kalabilirsiniz. Boşanma avukatının belirleyeceği cümleler ile yazılacak olan dilekçe, tasavvur ettiğiniz sonuca ulaşabilmek için size lazım olan itici gücü sağlar; elbette kayda geçen cümlelerin ana fikri, sizden gelen istekler ışığında meydana gelir. Tabi bir takım yönlendirme ile direktifler, konu uzmanı avukat tarafından dile getirilmelidir ki ancak bu şekilde arzulanan kalitedeki hayat standartlarına kavuşulur.

Nasıl Bitiririm?

Boşanma sürecinin başlamasından sonra karşımıza üç farklı dava çeşidi çıkabilir:

  1. Antlaşmalı
  2. Çekişmeli
  3. İtirazlı

Her dava çeşidinin kendisine göre ayrı strateji mekanizması bulunur. Bu yüzden konu hakkında uzman olan boşanma avukatı ile beraber ilerlemek, oldukça akılcı bir hareket olup kişiye yarar getirir. Boşanma avukatının belirlediği strateji ile gelişen dava, tarafların dinlenmesi; ardından ortak karar verilmesi ile sonuca bağlanır. Sonuç, antlaşmalı davalarda çok kısa süre içerisinde ortaya çıkarken; diğer iki dava türü için daha uzun olabilir. Uzunluğunun genel bir tarifi olmaz; ama davanın çetrefilli yapısına göre orta veya üst vadede değişir.

Hangi Durumlarda Tenkis Davası Açılır

Hangi Durumlarda Tenkis Davası Açılır

Tenkis davaları kendisine miras kalan paya, diğer paylara sahip olan mirasçılar tarafından bir tecavüz olması durumunda ve miras sahibinin ölmesi sonucu eğer miras hak edilenden daha fazla paylaşılmışsa bu saklı payı aşan kişilere karşı açılabilmektedir. Tenkis davaları da benzer konularla ilgilenen Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından miras sahibi kişinin ikametinin bulunduğu son yerleşim yerinde bulunan mahkeme tarafından görülmektedir.

Miras sahibi kişi eğer mirasını dağıtırken mirasçılar arasında tasarruf edebileceği miktarın üstüne çıkarsa bu konudan zarar gören mirasçı, iflas etmesi durumunda kendisine karşı ödemelerin yapması gereken alacaklılar tarafından miras sahibi kişiye tanınan belirli süreler içinde tenkis davası açılması mümkün olmaktadır. Tenkis davaları ile ilgili süre kısıtlaması mirasçının saklı paylarının zedelendiğini öğrenmesinden başlayarak 1 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Vasiyetnamelerin açılması ve mirasın ortaya çıkmasının ardından bu süreyi takip eden 10 yıl sonrasında dava açma hakkı düşmektedir. Mirasçılıktan hakkı zedelenen kişinin kendisinin itiraz haklarını kullanmaması durumunda iflas idaresi veya alacaklıları da aynı noktaları sebep göstererek tenkis davası açabilirler. Tenkis, miras sahibi olan kişinin vasiyetinde belirtmiş olduğu tüm tasarruflara bağlı olarak orantılı bir şekilde yapılmaktadır. Eğer mirasçı vasiyette bazı şeyleri yerine getirmekle yükümlü tutulmuşsa, kazandırma da tenkise tabi tutulursa kişi miras sahibinin nasıl tasarruf edeceğinin kesinleşene kadar vasiyetten gelen borçların da aynı şekilde tenkis edilmesini isteyebilir.

Tenkis davası açmak isteyen kişi dava dilekçesini hazırlarken öncelikle davacı ile ilgili kimlik ve adres bilgilerini dilekçeye geçirmelidir. Ardından mal varlığının bulunduğu davaya konu olan miras ile ilgili adres ve dava değeri konusunda mahkemeyi bilgilendiren noktalar doldurulmalıdır. Sonuç kısmında talep edilen sonuç belirtildikten sonra gerekli delil ve ek belgeler de dilekçeye eklenerek tenkis davası açılması mümkün olmaktadır. Tenkis davası açan veya bu davada taraf bir kimse kendisinin savunma işlemini bu konuda uzman avukatlar aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Profesyonel olarak avukatlık hizmetleri veren bürolardan tenkis davaları ile ilgilenebilen kişiler önceki tenkis davalarındaki deneyimlerine bakılarak seçilerek davadan istenilen sonuçların alınması sağlanabilir.

İş Kazalarında Tazminat Alınabilmesi İçin Yapılması Gerekenler

İş Kazalarında Tazminat Alınabilmesi İçin Yapılması Gerekenler

Birçok çalışanın büyük mağduriyetler çekmekte olduğu bu konu üzerinde gerekli olan işlemlerin zamanında ve düzgün yapılmaması durumunda kaza sonucunda geçici veya kalıcı olarak geçirilmekte olan tüm sakatlıklara bağlı zarara uğramış olan kişinin hak etmekte oldukları maddi tazminat haklarını alamamaktadırlar. Öncelikle her hangi bir iş kazası sonucunda çalışanların ne gibi durumlarda iş kazası tazminatı hakkı kazanmakta olduğu ve başvurularını en geç ne zaman yapabileceği hakkında konuşulursa. Çalışanlar gerçekleşmiş olan iş kazaları sonucunda ölüm veya %10’luk düzeyin üzerinde kalıcı bir sakatlık geçirmeleri durumunda çalışmakta oldukları kurumdan maddi tazminat talebi edebilmektelerdir. Ancak bu işlem için en geç kaza sonucu oluşan sakatlık doktor tarafından raporlandıktan sonra 10 yıl içerisinde başvurulması gerekmektedir. Aksi takdirde kaza mağduru olan çalışanın tüm iş kazası tazminatı hakları yok olmaktadır.

Bu gibi durumlarda yapılması gereken tüm işlemlerden istenilen sonucu alabilmek için kesinlikle bir avukatlık desteğinin alınması gerekmekte olup avukatlar tarafından sizden hiçbir ücret tüm işlemler süresinde talep edilmemektedir. Tüm iş kazası tazminatı davalarında davanın kazanılması sonucunda avukatlar ödeme işlemlerini oradan gerçekleştirmektedir. Bu tarz mahkemelerde alınacak olan tazminatın belirlenmesinde mağdurun sigorta bordrosundaki ücretlere bakılmadan işteki ustalık derecesi ve geçerli olan tanık dinlemeleri gibi esaslar ele alınarak hesaplanmakta olan gerçek ücret üzerinden tazminat hesaplaması da yapılmakta ve çalışan hiçbir şekilde mağdur edilmemektedir.

İş Kazalarında Tazminat Alınabilmesi İçin Yapılması Gerekenler

iş kazası tazminatı
iş kazası tazminatı

İş Kazalarında Tazminat Alınabilmesi İçin Yapılması Gerekenler

Birçok çalışanın büyük mağduriyetler çekmekte olduğu bu konu üzerinde gerekli olan işlemlerin zamanında ve düzgün yapılmaması durumunda kaza sonucunda geçici veya kalıcı olarak geçirilmekte olan tüm sakatlıklara bağlı zarara uğramış olan kişinin hak etmekte oldukları maddi tazminat haklarını alamamaktadırlar. Öncelikle her hangi bir iş kazası sonucunda çalışanların ne gibi durumlarda iş kazası tazminatı hakkı kazanmakta olduğu ve başvurularını en geç ne zaman yapabileceği hakkında konuşulursa. Çalışanlar gerçekleşmiş olan iş kazaları sonucunda ölüm veya %10’luk düzeyin üzerinde kalıcı bir sakatlık geçirmeleri durumunda çalışmakta oldukları kurumdan maddi tazminat talebi edebilmektelerdir. Ancak bu işlem için en geç kaza sonucu oluşan sakatlık doktor tarafından raporlandıktan sonra 10 yıl içerisinde başvurulması gerekmektedir. Aksi takdirde kaza mağduru olan çalışanın tüm iş kazası tazminatı hakları yok olmaktadır.

Bu gibi durumlarda yapılması gereken tüm işlemlerden istenilen sonucu alabilmek için kesinlikle bir avukatlık desteğinin alınması gerekmekte olup avukatlar tarafından sizden hiçbir ücret tüm işlemler süresinde talep edilmemektedir. Tüm iş kazası tazminatı davalarında davanın kazanılması sonucunda avukatlar ödeme işlemlerini oradan gerçekleştirmektedir. Bu tarz mahkemelerde alınacak olan tazminatın belirlenmesinde mağdurun sigorta bordrosundaki ücretlere bakılmadan işteki ustalık derecesi ve geçerli olan tanık dinlemeleri gibi esaslar ele alınarak hesaplanmakta olan gerçek ücret üzerinden tazminat hesaplaması da yapılmakta ve çalışan hiçbir şekilde mağdur edilmemektedir.

İş Hukuku Avukatı Yanınızdaysa Sorun Yok

İş Hukuku Avukatı Yanınızdaysa Sorun Yok

Hukukun hayatın genelini bir düzen içerisinde yürüttüğünü düşünürsek iş alanında dahi onun varlığı ile hareket etmemiz gerektiğini anlar ve bu şeklide mevcut olan yolumuza devam ederiz. İş hukuku içerisinde işçi, işveren olmak üzere her iki tarafa da lazım olan iş hukuku avukatı, konu hakkında uzmanlık gösteren kişilerin şilti olarak karşımıza çıkar. İş hukuku, bazı durumlarda evrensel normlar içerisinde basit ifadeler ile herkese malum olurken; bazı durumlarda uzmanlık gerektiren noktaları taşır. Hukuk sınırları içerisinde olan bir durum, sanıldığının aksine toplumun geniş kesimlerince bilinmediği için yasaların işçilere tanıdığı hakların birçoğu onlar tarafından layıkıyla kullanılmaz. Ay durum, işveren için de geçerli olup; o da kendisine verilen haklardan bilinçsiz yaklaşımı nedeniyle tam olarak yararlanamaz.

Hangi Konularda Dava Açılır

İş hukuku içerisinde, çok ayrı konular üzerinde dava açılabilir; fakat her davanın kendisine özgü stratejik yöne olduğu için alanında uzman olan iş hukuku avukatı ile değerlendirilmesi gerekir. Çizilen yol haritası:

  • Ağır çalışma durumu
  • Maddi yükümlülükteki eksiklik
  • Hak ihlali
  • Maddi ve manevi tecavüz

Gibi birbirinden farklı birçok konuyu içerebilir. Konunun içeriği her ne kadar farklı olsa da temelinde işçi olan bireyin çalışma hayatına kast etmesi gözlenir. İşçinin insan haklarının ihlal edildiği ortamdaki çalışma yaşantısı, davanın açılması için yeterli bir sebep olur.

Sonuca Gidiş

Açılan her dava, farklı stratejilerin izlenmesi ile ayrı noktalara taşınır. Bu konuda işçinin yanında olan iş hukuku avukatı, uzmanlık alanınca doğru olan prensipleri ortaya koymaya ve arzu edilen hak eşitliğini sağlamaya çalışır. Genel bir süre verilmesinin mümkün olmadığı durum, davanın kendi iç yapısına göre değişiklik gösterir; gerekli bilgilerin ışığında daha hızlı ilerler.

İş Hukuku Avukatı

İş Hukuku Avukatı

Çalışma hayatını düzenleyen birçok yasa bulunmaktadır. Bunlar ile iş hayatı, işverenlerin hakları, işçilerin hakları, alacaklar ve tazminatlar ile kıdem tazminatları gibi birçok farklı konuyu içermektedir. Ülkemizde İş Kanunu gereğince tüm çalışma hayatı belirli bir yasal temel üzerinde yürütülmektedir. Bu alanda yaşanacak anlaşmazlıklar ve sorunlarda İş Kanunu düzenleyici olarak devreye girecektir. Bu konuda açılacak davalar içinde iş hukuku avukatı tarafından yardım alınabilmektedir. Oldukça detaylı bir kanun olması nedeni ile deneyimli ve alanında başarılı avukatlar ile davaların açılması ve yürütülmesi sonuç alma konusunda önemli bir avantaj sağlayacaktır. İş hayatındaki birçok konu iş hukuku içerisinde yer almaktadır. Bu sebeple iş konusundaki tüm sorunlar ve anlaşmazlıkları için iş mahkemelerine başvuru yapılmalıdır.

Özellikle iş kazaları ve sonrasındaki tazminat konularında iş hukuku avukatlarından yardım alınarak dava dosyasının hazırlanması ve davanın açılması gerekmektedir. İş kazalarındaki kusurun belirlenmesi ve güvenlik önlemleri gibi detayların incelenmesi oldukça önemli olacaktır. Ayrıca meslek hastalıkları ve bu sebepler ile alınacak tazminatlar konusunda da iş davası avukatları tarafından davanın başlatılması ve sürecin yönetilmesi önemlidir. Davalardan olumlu sonuç alınması için yasaların iyi bilinmesi ve mahkeme usullerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu konuda oldukça detaylı olan ve büyük çoğunlukla karşı tarafında avukatının olduğu davalara avukat ile çıkmak önemli avantaj sağlayacaktır. İş Kanunu kapsamına giren tüm konular hakkında iş hukuku avukatlarından yardım alabilirsiniz.

İş hukuku ve İş Kanunu ile alakalı olarak açılan davaların büyük çoğunluğundan iş iade konuları gündeme gelmektedir. İşten çıkartmanın yasal dayanakları olmaması durumlarında işçi avukatı yardımı ile açılacak davalarda işe alınma konusunda olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Bunun yanında kıdem tazminatı ve işçilerin alacaklarının tahsili konusunda da iş hukuku avukatları sizlere yardımcı olmaktadır. Çalışılan yerlerden yıllık izin alacakları, fazla mesai alacakları ve ödenmemiş maaşların alacakları konusunda da bu mahkemelere dava açılabilmektedir. İş Mahkemelerine açılacak her dava için iş hukuku avukatlarından yardım alınabilmektedir. Davaların kısa sürede tamamlanması ve olumlu bir netice alınması konusunda iş hukuku avukatlarının davaya katılması fayda sağlayacaktır.

Tüm Trafik Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat İmkanları

Tüm Trafik Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat İmkanları

Gerek dikkatsiz sürücüler gerekse trafik koşullarının elverişsiz olması gibi nedenlerden dolayı her sene ülkemizde binlerce irili ufaklı trafik kazası meydana gelmekte ve bir çok insanı hem maddi hem de manevi olarak büyük zararla içerisine sokmaktadır. Bu nedenle trafik kazasında hatası olmayan kişilerin duruma göre trafik kazası tazminatı almaları mümkün olan bir işlem olmaktadır. Tamamen kazanın türüne ve istenmekte olan tazminatın türüne göre şekillenmekte olan bu işlemler şu şekilde olmaktadır. İlk olarak kaza türüne bağlı olarak ölümlü durumlarda kazazede yakınlarından dolayı doğmakta olan maddi zararları için açılmakta olan maddi ve manevi trafik kazası tazminatı adı altında ele alınmaktadır. Bu gibi durumlarda kazazedenin birinci derece yakınları yanı bakmakla yükümlü olduğu aile bireyler ve kazazedenin yardım ettiği kanıtlanabilmekte olan tüm kişiler yararlanabilmektelerdir. İkinci olarak ise yaralanmalı kazalar sonucunda oluşan tazminat hakkı olmaktadır. Kişinin uğradığı tüm maddi ve manevi zararlar aynı zamanda gelecekte kaz nedeni ile oluşacak olan tüm zararlar hesaplanarak bir tazminat bedelinin belirlendiği bu işlemde kazazede oldukça yüklü tazminatlar alabilmektedir. Trafik kazası tazminatları içerisinde son durum ise maddi hasarlı trafik kazası tazminatı işlemleri olmaktadır. Bu gibi durumlarda kazada hatası bulunmakta olan kişi genel olarak oluşan maddi hasarı ödemekte olduğu için pek mahkeme yoluna başvurulmamaktadır. Ancak bu yapılmaz ise veya kazazede tarafından manevi bir tazminatta talep edilmek istenilir ise yine tüm tazminat işlemleri için ilgili adli kurumlara başvurma hakkı bulunmaktadır.

Tenkis Davası Hakkında Bilgi

Tenkis Davası Hakkında Bilgi

Miras konusun hukuka yansıyan taraflarında görülen tenkis davası, tenkise uğradığını iddia eden kişi tarafından açılır. Temelindeki hareket, miras bırakan kişinin vefatıyla beraber hakkına tecavüz edildiğini öne süren kişinin daha fazla hak aldığını belirttiği kişiden davacı olması şeklinde ifade edilebilir.  Daha temiz bir ifadeyle özetlemek gerekirse A kişisinin vefatıyla beraber B ve C kişileri mirasçı konumuna gelir. B kişisi, hakkından daha az miras aldığını düşünür ya da C kişisinin hakkından daha fazla aldığına karar verirse bu konuda dava açabilir. Buradaki A,B,C kavramları tamamen farazi olurken; onları çoğaltabilir veya farklı isimlerle çağırabilirsiniz.

İlerleyiş Aşamaları

Belirli durumların ışığında açılmak istenen tenkis davası, miras bırakacak kişinin vefatına kadar açılamaz; çünkü ortada tenkis olabilecek bir durum doğmamış olur. Kişi, kendisinin tenkise uğradığını düşündüğü takdirde 1 yıla kadar Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açabilir; bazı durumlarda mevcut süre 10 yıla kadar uzar. Bunun için miras bırakacak kişinin bıraktığı mirasın açıklanması, üzerinden 10 kadar süre geçmesi gerekir. Dava, belirtilen süreler ışığında açılmaz ise kanunen hükmü kalmaz. Bu sebeple, hakkının tecavüze uğradığını düşünen kişinin doğru adımlamalar ile elini çabuk tutması büyük önem taşır.

Tersi Durum?

Açılacak olan tenkis davası, yalnızca mirasçı tarafların birbiri üzerine bağladıkları kararsızlık üzerine değil; aynı zamanda mirasçının üzerine kalan borçlar için de açılabilir. Mirasçı, miras koşullarıyla belirtilen durumu gereceğe dökebilmek için aranan şartlardan kaçabilmek adına tenkis davasında bulunabilir ve borçlandırma yolundan kurtulmanın çalışmasını yapar. Elbette bu mevzuda karara bağlanacak farklı unsurların varlığı dikkate alınır; verilecek olan karar, belirli yetkilendirme işlemleri sonucunda ortaya çıkar. Söylenenler ışığında tenkis davasının farklı şekillendirmeler ile açılabileceği; açılan davanın adli süreçte değişik kararlar ile sonuçlanabileceği görülür.

https://ilkayuyarkaba.av.tr